
Günümüzde Nükleer Tıp
6 Ağustos 2024Nükleer kardiyoloji yöntemleri ile kalp kasının kanlanma ve kasılma durumu incelenmektedir. Kalp sintigrafisi kalp damar hastalığının teşhisinde kullanılan ileri bir görüntüleme yöntemidir. Kalp kasının kanlanmasını inceleyen yöntem miyokard perfüzyon sintigrafisi, kasın kasılma durumunu inceleyen yöntem radyonüklid ventrikülografi olarak adlandırılmaktadır. Bu yöntemler başlıca koroner arter hastalığı tanısı; yani kalbi besleyen koroner damarlarda önemli bir daralma olup olmadığını ortaya çıkarmak için kullanılmaktadır. Genellikle efor testinden yeterli bilgi alamadığımız durumlarda ya da hastaya bağlı çeşitli nedenlerle efor testi yapılamadığında kalp sintigrafisine başvurulur. Vücuda radyoaktif bir madde (radyofarmasötik) verilerek kalpteki tutulumuna bakılır. Kalp sintigrafisi öncesinde egzersiz amaçlı hasta efor testi bandını kullanmalıdır. Ancak egzersiz bandında koşamayacak hastalar için çeşitli ilaçlar kullanılarak farmakolojik egzersiz yaptırılabilir. Koşu bandı veya farmakolojik egzersiz sonrası hastaya düşük oranda radyasyon içeren radyoaktif ilaç verilir. Aynı işlem genellikle bir gün sonra dinlenmiş haldeykende yapılıp elde edilen görüntüler karşılaştırılır. Kan akımı yoluyla kalp damarlarına ve kalp kasına ulaşan radyoaktif maddenin dağılımı özel kamera (sintigrafi / SPECT) ile izlenir. Görüntüler arasında her yerde eşit tutulum varsa damarda bir tıkanıklık yoktur diyebiliriz. Ama belli bölgelerdeki tutulumda azalma varsa o bölgeyi besleyen damarlarda tıkanıklık olabileceği hastanın kliniği ile birlikte değerlendirilerek yorumlanır.

Miyokard perfüzyon sintigrafisi sonucuna göre koroner arter hastası olduğu saptanan hastalar hastalığın şiddeti, derecesi ve hastaya özel durumlar da göz önüne alınarak bypass (baypas) ameliyatı veya balon anjiyoplasti gibi girişimlere yönlendirilir. Ayrıca bazı kapak hastalıklarında ameliyat kararı verme amacıyla kalp kasının kasılma durumunun incelenmesinde bu nükleer tıp görüntüleme yöntemlerden biri olan radyonüklid ventrikülografi de kullanılabilir.
Hızlı, güvenli, noninvaziv ve doğruluğu yüksek olan miyokard perfüzyon sintigrafisi ile kalp kasının kanlanma durumu belirlenerek, kanlanması azalmış bölge saptanmakta, kanlanmanın azaldığı alanı besleyen damarda daralmanın derecesi, boyutu veya önemli bir daralmanın olmadığına karar verilmektedir. İnvaziv bir yöntem olan koroner anjiyografide koroner damar içine kateterle girilip boyalı bir madde verilmekte, çekilen ardışık filmler aracılığı ile koroner damarlarda darlık olup olmadığı, darlıkların yerleri, dereceleri belirlenebilmektedir.

Kalp sintigrafisinde alınan radyasyon yanlış bilinenin aksine yüksek değil, güvenilir düzeylerde yaklaşık olup tipik bir röntgen filmindeki kadardır. Hastaya verilen radyoaktif ilaç zamanla (yaklaşık 24 saat) özelliğini kaybedecek ve vücuttan doğal yollarla atılacaktır. Kullanılan radyoaktif maddelerin yan etkisi yoktur. Fakat efor testi ile egzersiz yerine dipiridamol ve benzeri ilaçlar ile farmakolojik egzersiz testi yapılacaksa buna bağlı bulantı, çarpıntı, baş ağrısı, baş dönmesi gibi basit ve geçici yan etkiler meydana gelebilir. Verilen radyoaktif maddelerin miktarları çok az ve vücuttan atılmaları hızlı olduğu için hastaya ve çevresindekilere ciddi bir zarar söz konusu değildir.






